Elektrik faturanızdan yüz binlerce lira tasarruf etmek istiyorsanız, bunu daha ucuz bir lamba satın alarak yapamazsınız. Bu, zaman kaybıdır. Asıl sır, kızılötesi vericinin enerjiyi nasıl kullanması ve bu enerjinin lastiğin iç kısımlarına nasıl ulaştığıdır. Çoğu firma aslında paralarını boşa harcıyor. Onlar, malzemeyi ısıtmak yerine odayı ısıtan vericiler kullanıyorlar. Biz ise kısa dalgalı kızılötesi teknolojisiyle farklı bir yol izliyoruz. Bunu şöyle düşünün: Kısa dalgalı radyasyon derinlere kadar nüfuz eder ve lastiğin iç kısımlarını dıştan içe doğru ısıtarak kurutur. Böylece sadece merkezin tam olarak kurumasını sağlamak için yüzeyin aşırı ısınmasına gerek kalmaz. Her şey daha hızlı gerçekleşir. Döngüler daha kısalır. Ve lambalar her parça için daha az süreyle çalıştığında, elektrik faturanız düşer. Tabii ki, kullanılan ekipmanın kalitesi de önemlidir. Filamentin sıcaklığını sabit tutmak için yüksek saflıkta kuvars ve özel halojen madde kullanıyoruz. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise voltaj düşüşüdür. Eğer büyük bir sistem kullanıyorsanız ve hattaki voltaj biraz bile düşerse, eşit olmayan bir kuruma süreci yaşarsınız. Bu da istenmeyen bir durumdur. Ayrıca, lambaların uç kısımlarını da güçlendirdik. Hızlı termal döngüler genellikle lambaların hasar görmesine neden olur, ancak bu lambalar bu tür durumlara dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Bunları mevcut raflarınıza kolayca yerleştirebilirsiniz. Ancak dikkat: Isı yoğunluğunu artırdığınızda, soğutma fanlarının bununla başa çıkması zorlaşabilir. Fırının gövdesi daha fazla ısı emeceği için, havalandırma sisteminizin buna yetebilecek kapasitede olduğundan emin olun. Sonuç olarak, her şey verimlilikle ilgilidir. Vericinin maksimum dalga boyunu, lastiğin emmek istediği değerle tam olarak eşleştiriyoruz. Hiçbir enerji boşa harcanmaz. Artık fabrika zeminini ısıtmak için para ödemek zorunda kalmazsınız. Tüm enerji doğrudan ürüne gider. İşte burada gerçek tasarruf sağlanır.